On sekiz yaşını doldurmuş hastalara yönelik bu bölüm, yetişkin psikiyatrisinin muayene, tanı ve tedavi süreçlerini kapsar. En sık başvurulan beş konu ayrı sayfalarda ele alınmıştır: depresyon, panik atak, anksiyete bozukluğu, bipolar bozukluk ve erişkin DEHB. Her konunun ayrıntılı bilgilendirme sayfasına yukarıdaki listeden ulaşabilirsiniz. Aşağıda, yetişkin psikiyatrisi muayenesinin genel işleyişi madde madde açıklanmıştır.
1. Kimler başvurabilir?
İki haftadan uzun süren çökkünlük ya da isteksizlik, gündelik işleri aksatan endişe, beklenmedik anlarda gelen yoğun korku nöbetleri, dönem dönem aşırı enerji ve az uykuyla geçen günler ya da çocukluktan beri süren dikkat ve düzen güçlükleri yetişkin psikiyatrisine başvuru nedenlerindendir. Uykusuzluk, açıklanamayan bedensel yakınmalar, alkol kullanımının arttığını fark etme ve yas sürecinin beklenenden ağır geçmesi de değerlendirme gerektirebilir. Başvuru için bir tanı adı bilmek gerekmez; yaşanan güçlüğün tarif edilmesi yeterlidir.
2. Muayeneye hazırlık
İlk muayeneye gelirken daha önce kullanılan ve hâlen kullanılan bütün ilaçların adlarını ve dozlarını, son bir yıl içinde yapılmış kan tahlili sonuçlarını ve varsa önceki psikiyatri raporlarını yanınızda bulundurmanız önerilir. Belirtilerin ne zaman başladığını ve hangi durumlarda arttığını önceden birkaç satırla not etmek, muayenede önemli bir bilginin unutulmasını önler.

3. İlk muayenenin içeriği
İlk muayene, sonraki kontrollere göre daha uzun sürer. Hekim önce başvuru nedenini dinler; ardından yakınmaların süresi ve şiddeti, uyku ve iştah düzeni, iş ve aile yaşamı, geçmiş ruhsal ve bedensel hastalıklar, ailede psikiyatrik hastalık öyküsü, alkol ve madde kullanımı sorulur. Görüşmenin sonunda olası tanı, ek inceleme gerekip gerekmediği ve önerilen tedavi yolu hastayla paylaşılır.
4. Tetkikler
Bazı bedensel hastalıklar ruhsal belirtilere benzer bulgulara yol açabilir. Tiroit bozuklukları, kansızlık, B12 ve D vitamini eksikliği ve şeker metabolizmasındaki sorunlar bunlara örnektir. Gerekli görüldüğünde kan tahlilleri, kalp ritmini gösteren elektrokardiyografi ya da başka bir uzmanlık alanından görüş istenir. Lityum gibi kan düzeyi izlenmesi gereken ilaçlarda düzenli tahliller tedavinin bir parçasıdır.
5. Tedavi seçenekleri
Tedavi; tanıya, belirtilerin şiddetine ve hastanın tercihlerine göre planlanır. Hafif tablolarda psikoterapi ve yaşam düzenine yönelik öneriler tek başına yeterli olabilir. Orta ve ağır tablolarda ilaç tedavisi ile psikoterapinin birlikte uygulanması önerilir. Bipolar bozuklukta duygudurum dengeleyici ilaçlar tedavinin temelidir. Erişkin DEHB'de ilaç tedavisine ek olarak zaman yönetimi ve düzen becerilerine yönelik çalışmalar planlanır.
6. İlaç kullanımında genel ilkeler
- İlacın adı, dozu, kullanım saati ve beklenen etkisi yazılı olarak verilir.
- Antidepresanların etkisi genellikle birkaç hafta içinde ortaya çıkar; bu süre önceden bilinmelidir.
- Belirtiler düzeldiğinde ilaç kendiliğinden bırakılmaz; sonlandırma hekimle birlikte, kademeli olarak yapılır.
- Başka bir hekimin önerdiği ilaçlar ve bitkisel ürünler mutlaka bildirilir.
- Gebelik planı varsa tedavi seçimi buna göre yapılır.
7. Psikoterapi
Bilişsel davranışçı terapi depresyon, anksiyete bozukluğu ve panik atakta etkinliği kanıtlanmış bir yöntemdir. Psikoterapi gereksinimi muayenede değerlendirilir; hangi terapi yönteminin ve kaç görüşmelik bir planın uygun olduğu hastaya açıklanır.
8. Kontrol muayeneleri
İlaç başlandıktan sonraki ilk kontrol genellikle birkaç hafta içinde yapılır. Bu görüşmede ilacın etkisi, yan etkiler ve doz ayarı konuşulur. Belirtiler düzeldikçe kontrollerin arası açılır. Kontrol tarihinden önce belirgin bir kötüleşme ya da rahatsız edici bir yan etki ortaya çıkarsa randevu beklenmeden hekime haber verilmelidir.
9. Yaşam düzenine ilişkin öneriler
İlaç ve psikoterapi kadar günlük yaşam düzeni de iyileşmenin hızını etkiler. Muayenede en sık önerilenler şunlardır: hafta sonu da değişmeyen yatış ve kalkış saatleri, öğleden sonra çay ve kahvenin azaltılması, alkolün bırakılması, haftada en az beş gün otuz dakikalık tempolu yürüyüş ve arkadaşlarla görüşmelerin aksatılmaması. Bu önerilerin hangisinin sizin için öncelikli olduğu, yakınmalarınıza ve günlük programınıza göre birlikte belirlenir. Vardiyalı çalışanlarda, yeni doğum yapmış annelerde ve sınav dönemindeki üniversite öğrencilerinde uyku düzeni ayrıca planlanır.
10. Yakınların katılımı
Hastanın onayıyla eş ya da bir yakının görüşmenin bir bölümüne katılması, özellikle bipolar bozuklukta ve ağır depresyonda belirtilerin daha doğru değerlendirilmesini sağlar. Yakınlar erken uyarı belirtilerini tanımayı ve bu belirtiler görüldüğünde ne yapacaklarını öğrenir.
11. Gizlilik
Muayenede paylaşılan bilgiler gizlidir ve hastanın yazılı izni olmadan işvereni, aile bireyleri ya da üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Kişinin kendisi ya da başkaları için ciddi bir tehlike bulunması, yasal olarak tanımlanmış istisnadır.
12. Acil durumlar
Kendine ya da başkasına zarar verme düşüncesi, gerçeklikle bağın koptuğu durumlar ve günlerdir hiç uyuyamama acil değerlendirme gerektirir. Bu durumlarda randevu beklenmez; 112 aranmalı ya da en yakın acil servise başvurulmalıdır.
Sık sorulan sorular
Psikiyatriste gitmek için sevk gerekir mi?
Hayır. Yetişkinler doğrudan randevu alarak başvurabilir.
İlk muayenede mutlaka ilaç yazılır mı?
Hayır. İlaç kararı tanıya ve belirtilerin şiddetine göre verilir; bazı hastalarda yalnızca psikoterapi önerilir.
Psikiyatrik ilaçlar bağımlılık yapar mı?
Antidepresanlar ve duygudurum dengeleyiciler bağımlılık yapmaz. Bağımlılık riski taşıyan ilaçlar ise kısa süreli ve hekim kontrolünde kullanılır.
Kullandığım ilaç araç kullanmama engel olur mu?
Bazı ilaçlar başlangıç döneminde uyku hâli ve dikkat azalması yapabilir. İlk günlerde araç kullanırken dikkatli olunmalı, uyku hâli sürüyorsa hekime bilgi verilmelidir.











