Bu rehber, panik atak yaşayan ya da panik bozukluk tanısı alan kişiler ve yakınları için hazırlanmıştır. Atak anında kişi ciddi bir tehlike içinde olduğunu hisseder; oysa panik atak, ne kadar sarsıcı olursa olsun hayati bir risk taşımaz ve tedaviye iyi yanıt veren bir durumdur. Buradaki bilgiler genel niteliktedir; tanı ve tedavi her hasta için ayrıca değerlendirilir.
1. Tanım
Panik atak, belirgin bir tehlike olmaksızın aniden başlayan, birkaç dakika içinde doruğa ulaşan yoğun korku ya da sıkıntı dönemidir. Belirtiler çoğunlukla yarım saati geçmeden kendiliğinden geriler. Toplumda yaşamının bir döneminde tek bir panik atak deneyimleyen kişi sayısı azımsanmayacak kadar yüksektir. Ataklar tekrarlıyor ve kişi yeni bir atak geçirme endişesiyle yaşamını değiştirmeye başlıyorsa panik bozukluktan söz edilir.
2. Panik atağın belirtileri
Bir panik atakta aşağıdaki belirtilerden en az dördü birlikte görülür:
- Çarpıntı ya da kalp atışlarının hızlanması
- Terleme
- Titreme ya da sarsılma
- Nefes darlığı ya da boğulma hissi
- Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma
- Bulantı ya da karın ağrısı
- Baş dönmesi, sersemlik ya da bayılacak gibi olma
- Üşüme ya da sıcak basması
- Uyuşma ya da karıncalanma
- Kendine ya da çevreye yabancılaşma hissi
- Kontrolü kaybetme ya da çıldırma korkusu
- Ölüm korkusu

3. Panik bozukluk ve agorafobi
Panik bozuklukta ataklar beklenmedik biçimde tekrarlar ve en az bir ay süreyle yeni atak geçirme kaygısı, atakların sonuçlarına ilişkin endişe ya da ataklardan kaçınmaya yönelik davranış değişiklikleri görülür. Hastaların bir bölümünde agorafobi gelişir: Kişi, atak geçirdiğinde kaçmanın güç olacağı ya da yardım bulamayacağı düşündüğü yerlerden (toplu taşıma araçları, kalabalık alanlar, köprüler, kapalı mekânlar) uzak durmaya başlar. Agorafobi ilerledikçe kişinin yaşam alanı belirgin biçimde daralabilir.
4. Bedensel nedenlerin dışlanması
Panik atağın belirtileri kalp hastalıkları, tiroit bezinin aşırı çalışması, kan şekeri düşüklüğü, bazı solunum hastalıkları ve uyarıcı madde kullanımıyla karışabilir. Bu nedenle özellikle ilk atak sonrasında elektrokardiyografi ve kan tahlilleri gibi temel tetkiklerin yapılması önemlidir. Tetkikler normal bulunduğunda psikiyatrik değerlendirme planlanır. Bilinen kalp hastalığı ya da kalp hastalığı riski bulunan kişilerde, her yeni ya da farklı nitelikteki göğüs ağrısı ayrıca değerlendirilmelidir.
5. Değerlendirme
Muayenede ilk atağın ne zaman ve hangi koşullarda ortaya çıktığı, atakların sıklığı, tetikleyen durumlar, kaçınma davranışları ve günlük yaşama etkisi ayrıntılı olarak sorgulanır. Kafein, enerji içeceği, alkol, nikotin ve diğer maddelerin kullanımı değerlendirilir. Panik bozukluğa sıklıkla eşlik eden depresyon, diğer anksiyete bozuklukları ve alkol kullanımı da göz önünde bulundurulur.
6. Psikoterapi
Bilişsel davranışçı terapi, panik bozukluk tedavisinde etkinliği kanıtlanmış başlıca yöntemdir. Terapinin ilk aşamasında atakların nasıl oluştuğu ve bedensel belirtilerin neden tehlikeli olmadığı açıklanır. Ardından bedensel duyumların felaket gibi yorumlanması üzerinde çalışılır. Korkulan bedensel duyumlarla ve kaçınılan ortamlarla kademeli yüzleşme çalışmaları, tedavinin en etkili bileşenidir. Terapi genellikle on iki ile on altı seans arasında planlanır.
7. İlaç tedavisi
Panik bozuklukta atakları uzun vadede önleyen ve bağımlılık yapmayan ilaçlar kullanılır. Panik bozukluğu olan hastalar ilacın başlangıçtaki bedensel etkilerine duyarlı olabildiğinden tedaviye düşük dozla başlanır ve doz yavaşça artırılır. Etki birkaç hafta içinde ortaya çıkar. Ataklar kontrol altına alındıktan sonra tedavinin genellikle bir yıl kadar sürdürülmesi ve ardından kademeli olarak sonlandırılması önerilir. Dakikalar içinde etki eden yatıştırıcı ilaçlara ise alışkanlık geliştirme olasılıkları nedeniyle yalnızca sınırlı süreyle başvurulur.
8. Gece atakları
Panik bozukluğu olan hastaların bir kısmında ataklar gece uykudan uyandırarak ortaya çıkar. Kişi aniden çarpıntı, nefes darlığı ve yoğun korkuyla uyanır. Gece atakları, uykuya dalma korkusuna ve uyku düzeninin bozulmasına yol açabilir. Kâbus ya da uyku apnesi gibi durumlardan ayırt edilmesi için uyku öyküsü ayrıntılı olarak alınır; gerekirse uyku değerlendirmesi önerilir. Gece atakları, gündüz ataklarıyla aynı tedavi yöntemlerine yanıt verir.
9. Panik bozukluğa eşlik eden durumlar
Panik bozukluğu olan kişilerde depresyon, yaygın anksiyete bozukluğu ve sosyal anksiyete daha sık görülür. Bazı hastalar atakları ya da atak kaygısını hafifletmek amacıyla alkol veya sakinleştirici kullanmaya başlayabilir; bu durum zamanla ek sorunlara yol açar. Eşlik eden durumların tanınması ve birlikte tedavi edilmesi, iyileşmenin kalıcı olması açısından önemlidir.
10. Atak sırasında yapılacaklar
- Yaşanan durumun bir panik atak olduğunu ve kısa süre içinde geçeceğini hatırlayın.
- Nefes alıp vermeyi yavaşlatın; nefes vermeyi nefes almaktan daha uzun tutun.
- Dikkatinizi çevrenizdeki somut nesnelere ve ayaklarınızın yere temasına yöneltin.
- Mümkünse bulunduğunuz yeri hemen terk etmeyin; belirtilerin azalmasını bekleyin.
11. Yakınlara öneriler
Atak sırasında hastanın yanında sakin kalınması, yavaş nefes almaya yönlendirilmesi ve atağın geçeceğinin hatırlatılması yardımcı olur. Hastanın kaçındığı bütün işleri onun yerine yapmak ise kaçınmayı pekiştirebilir; yakınların tedavi sürecinde bu konuda bilgilendirilmesi önerilir.
Sık sorulan sorular
Panik atak kalbe zarar verir mi?
Panik atak kalbe kalıcı zarar vermez; ancak ilk kez ortaya çıkan göğüs ağrısında kalp kaynaklı nedenler mutlaka değerlendirilmelidir.
Panik bozukluk tedavisi ne kadar sürer?
Ataklar genellikle ilk birkaç ay içinde belirgin biçimde azalır; ilaç tedavisi ataklar durduktan sonra yaklaşık bir yıl sürdürülür.
Panik atak sırasında bayılır mıyım?
Panik atakta bayılma oldukça nadirdir; baş dönmesi çoğunlukla hızlı nefes almaya bağlıdır.










