Bu bölüm, bebeklikten ergenliğin sonuna kadar uzanan dönemde çocukların gelişimine, davranışlarına ve duygusal yaşamlarına ilişkin sorunların değerlendirilmesini kapsar. Dört başlık ayrı sayfalarda anlatılmıştır: otizm spektrum bozukluğu, çocukluk çağı DEHB'si, çocuk ve ergenlerde görülen kaygı bozuklukları ve ergenlik depresyonu. Her başlığın ayrıntılı bilgilendirme sayfasına yukarıdaki listeden ulaşabilirsiniz. Aşağıda muayenenin genel işleyişi aileler için madde madde anlatılmıştır.
1. Hangi durumlarda başvurulur?
Konuşmanın ya da sosyal etkileşimin yaşıtlarından belirgin biçimde geri kalması, okulda dikkat ve davranış sorunlarına ilişkin sık öğretmen geri bildirimi, okula gitmeyi reddetme, uzun süren mutsuzluk ve içe kapanma, ani okul başarısı düşüşü, uyku ve yeme düzeninde belirgin değişiklikler, öfke nöbetlerinin sıklaşması ve kendine zarar verme davranışı başlıca başvuru nedenleridir. Ailenin "bir şeyler değişti" duygusu da değerlendirme için yeterli bir gerekçedir.
2. İlk görüşmeye kimler katılır?
Küçük çocuklarda ilk görüşmeye mümkünse her iki ebeveynin birlikte katılması önerilir; çocuğun gelişimini en yakından tanıyan kişiler anne ve babadır. Okul çağındaki çocuklarla görüşmenin bir bölümü aileyle birlikte, bir bölümü ayrı yapılabilir. Ergenlerde ise gencin kendini rahatça ifade edebilmesi için görüşmenin önemli bir kısmı gençle yalnız yapılır.

3. Yanınızda getirmeniz gerekenler
- Çocuğunuzun aşı ve gelişim izlem kartı ya da bebeklik dönemine ait sağlık kayıtları
- Son dönem karne ve öğretmen görüşleri
- Daha önce yapılmış psikolojik test ve değerlendirme raporları
- Kullandığı ilaçların listesi
- İşitme ve görme muayenesi sonuçları (varsa)
4. Değerlendirme aşamaları
Değerlendirme, ailenin anlattıklarının ve çocuğun doğrudan gözleminin birlikte ele alınmasıyla yapılır. Gebelik ve doğum süreci, gelişim basamakları, aile yaşamı, okul uyumu ve arkadaşlık ilişkileri sorulur. Küçük çocuklarla oyun ve çizim aracılığıyla, büyük çocuk ve ergenlerle sözel olarak görüşülür. Gerekli durumlarda öğretmenden yazılı görüş, gelişim ve zekâ testleri, işitme değerlendirmesi ya da çocuk hekimi ve çocuk nörolojisi görüşü istenir. Tanı çoğu zaman birden fazla görüşmede netleşir.
5. Tanının aileyle paylaşılması
Değerlendirme tamamlandığında hekim, ortaya çıkan tabloyu aileyle ayrıntılı olarak konuşur: tanının ne anlama geldiği, çocuğun güçlü yönleri ve desteğe gereksinim duyduğu alanlar, önerilen tedavi ve izlem planı. Ailenin soruları için yeterli zaman ayrılır. Uygun yaştaki çocuk ve ergenlere de durumları, anlayabilecekleri bir dille açıklanır.
6. Tedavi ilkeleri
Çocuk ve ergenlerde tedavi tek bir yöntemle sınırlı değildir. Ebeveyn eğitimi, çocuğa yönelik psikoterapi, özel eğitim, dil ve konuşma terapisi ve okul düzenlemeleri tanıya göre bir araya getirilir. İlaç tedavisi belirtilerin günlük yaşamı ciddi biçimde etkilediği durumlarda değerlendirilir; düşük dozla başlanır, yararlar ve olası yan etkiler aileyle konuşulur ve düzenli kontrollerle izlenir.
7. Okul ile iş birliği
Çocuğun günün önemli bir bölümünü geçirdiği okul, hem değerlendirmede hem tedavide önemli bir ortaktır. Ailenin onayıyla öğretmen ve rehber öğretmenle bilgi alışverişi yapılabilir. Sınıf içi düzenlemeler, sınavlarda ek süre ve kaynaştırma eğitimi gibi destekler için gerekli belgeler muayenede düzenlenir.
8. Kardeşler ve aile yaşamı
Bir çocuğun tanı alması bütün aileyi etkiler. Kardeşlerin de ilgiye gereksinimi olduğu unutulmamalı, onlara durum yaşlarına uygun bir dille anlatılmalıdır. Anne ve babanın birbirini desteklemesi ve kendi dinlenme zamanlarını koruması tedavinin sürdürülebilirliği için önemlidir.
9. Ergenlikte gizlilik
Ergenlerle yapılan görüşmelerde anlatılanlar gizli tutulur. Yalnızca gencin yaşamını ya da başka birinin güvenliğini tehlikeye atan bir durum söz konusu olduğunda aileye bilgi verilir ve bu adım önceden gençle konuşulur. Bu ilke, gencin hekime güven duymasının temelidir.
10. Ayrı yaşayan ebeveynler
Anne ve babanın ayrı yaşadığı ailelerde, çocuğun sağlığıyla ilgili kararlarda iki ebeveynin de bilgilendirilmesi önerilir. Velayet durumu ilk görüşmede sorulur. Mümkünse iki ebeveynin de değerlendirme sürecine katılması, çocuğun her iki evdeki durumunun anlaşılmasını ve önerilerin iki evde de tutarlı biçimde uygulanmasını sağlar. Ebeveynler arasındaki anlaşmazlıklar muayenede çocuğun yanında konuşulmaz; gerekirse anne ve baba için ayrı görüşme saati planlanır.
11. Kontrol ve izlem
Tedavi başladıktan sonra kontrol aralıkları tanıya ve tedavi yöntemine göre belirlenir. Kontrollerde çocuğun evdeki ve okuldaki durumu, gelişimi ve kullanıyorsa ilacın etkileri değerlendirilir. Çocuğun büyümesiyle birlikte gereksinimler değiştiğinden tedavi planı düzenli aralıklarla gözden geçirilir.
12. Yetişkinliğe geçiş
On sekiz yaşına yaklaşan ve tedavisi süren gençlerde yetişkin psikiyatrisine geçiş önceden planlanır. Bu dönemde gencin ilaçlarını kendi başına düzenlemesi, randevularını takip etmesi ve sağlık bilgilerine kendisinin sahip çıkması desteklenir. Üniversite için başka bir şehre taşınacak gençlerde tedavinin kesintisiz sürmesi için gerekli belgeler hazırlanır.
13. Acil durumlar
Çocuğun ya da gencin ölüm isteğinden söz etmesi, kendine ciddi zarar vermesi ya da gerçeklikle bağının koptuğunu düşündüren davranışlar göstermesi acil değerlendirme gerektirir; 112 aranmalı ya da en yakın acil servise başvurulmalıdır.
Sık sorulan sorular
Çocuğumu psikiyatriste götürmek onu etiketler mi?
Hayır. Değerlendirme, çocuğun neye ihtiyaç duyduğunu anlamak ve doğru desteği planlamak içindir; muayene bilgileri gizlidir.
Hangi yaştan itibaren muayene yapılabilir?
Yaş sınırı yoktur; konuşma, bakışma ya da hareket gelişimiyle ilgili bir kaygınız varsa bebeğiniz birkaç aylıkken bile değerlendirilebilir.
Çocuğuma muayene öncesinde ne söylemeliyim?
Yalan söylemeden, yaşına uygun bir dille anlatın; örneğin duygular ve okul hakkında konuşan, oyun da oynayabilecekleri bir doktora gideceğinizi söyleyebilirsiniz.











