Bu rehber, çocuğunda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğundan (DEHB) kuşkulanan ya da çocuğu bu tanıyı almış aileler için hazırlanmıştır. DEHB, çocuğun dikkatini sürdürmesini, hareketlerini ve dürtülerini denetlemesini güçleştiren bir durumdur. Doğru tanı ve aile, okul ve hekimin birlikte yürüttüğü bir tedavi planıyla çocuğun okul başarısı ve aile içi ilişkileri belirgin biçimde iyileşir. Buradaki bilgiler genel niteliktedir.
1. Tanım
DEHB, yaşa ve gelişim düzeyine göre belirgin biçimde fazla olan dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle tanımlanan nörogelişimsel bir bozukluktur. Okul çağındaki çocukların önemli bir bölümünü etkiler ve erkek çocuklarda daha sık tanı konur. Gelişiminde kalıtım belirleyici bir rol oynar. DEHB, ebeveyn tutumlarından ya da çocuğun isteksizliğinden kaynaklanmaz.
2. Belirtiler
Dikkat eksikliği: Ayrıntılara dikkat edememe, dikkatsizce hata yapma, ders ve oyun sırasında dikkatini sürdürememe, konuşulurken dinlemiyormuş gibi görünme, yönergeleri izleyememe, işleri düzenleyememe, zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınma, eşyalarını kaybetme, dikkatinin kolayca dağılması ve günlük işlerini unutma.
Aşırı hareketlilik: Oturduğu yerde kıpırdanma, oturması beklenen yerlerde ayağa kalkma, uygunsuz ortamlarda koşma ya da tırmanma, sessizce oynayamama, sürekli hareket hâlinde olma ve çok konuşma.
Dürtüsellik: Soru tamamlanmadan yanıt verme, sırasını bekleyememe, başkalarının sözünü ya da etkinliğini bölme.

3. Alt tipler
Belirtilerin dağılımına göre üç görünüm tanımlanır: dikkat eksikliğinin ön planda olduğu tip, hareketlilik ve dürtüselliğin ön planda olduğu tip ve her iki belirti grubunun birlikte görüldüğü birleşik tip. Dikkat eksikliğinin ön planda olduğu tip, özellikle kız çocuklarında daha geç fark edilir.
4. Tanı ölçütleri
Tanı koyabilmek için belirtilerin yarım yıldan uzun süredir var olması, ilkokul çağının sonundan önce başlamış bulunması, hem evde hem de okulda gözlenmesi ve çocuğun derslerinde, arkadaşlıklarında ya da aile içi ilişkilerinde açık bir aksaklığa yol açması aranır. Yalnızca tek bir ortamda görülen belirtiler başka nedenlere işaret edebilir.
5. Değerlendirme
Değerlendirme çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılır. Gelişim öyküsü, aile yaşamı, okul durumu ve sağlık öyküsü ayrıntılı olarak alınır; çocukla görüşülür ve çocuk gözlemlenir. Anne baba ve öğretmen tarafından doldurulan standart ölçekler, belirtilerin farklı ortamlardaki görünümünü değerlendirmeye yardımcı olur. Tahtayı görmekte ya da öğretmeni duymakta zorlanma, gece uykusunun bölünmesi, okuma-yazma güçlüğü, kaygı ve evdeki gerginlikler de dikkat dağınıklığına neden olabileceği için ayrıca incelenir. Gerekli görüldüğünde zekâ ve öğrenme testleri istenir.
6. Eşlik eden durumlar
DEHB'li çocuklarda özgül öğrenme güçlüğü, karşı gelme davranışları, tik bozuklukları, kaygı bozuklukları ve uyku sorunları daha sık görülür. Eşlik eden durumların tanınması, tedavi planının bütünlüklü olarak hazırlanmasını sağlar.
7. Ebeveyn eğitimi
Ebeveyn eğitimi, özellikle okul öncesi ve ilkokul çağında tedavinin temel bileşenlerinden biridir. Bu eğitimde günlük rutinlerin düzenlenmesi, kısa ve açık yönergeler verilmesi, istenen davranışların fark edilip ödüllendirilmesi, tutarlı kurallar ve öngörülebilir sonuçlar belirlenmesi gibi beceriler kazandırılır. Resimli kontrol listeleri ve aile takvimleri, çocuğun günlük işlerini bağımsız olarak yerine getirmesini kolaylaştırır.
8. Okul düzenlemeleri
Öğretmenle iş birliği, tedavi başarısını doğrudan etkiler. Çocuğun dikkat dağıtıcı unsurlardan uzakta ve öğretmene yakın oturması, uzun görevlerin bölümlere ayrılması, sınıf içinde kontrollü hareket fırsatları tanınması ve sınavlarda ek süre verilmesi gibi düzenlemeler önerilir. Bu düzenlemeler okul rehberlik servisiyle birlikte planlanabilir.
9. İlaç tedavisi
Belirtilerin okul ve ev yaşamını ciddi biçimde etkilediği okul çağındaki çocuklarda ilaç tedavisi önemli bir seçenektir. İlaca başlamadan önce çocuğun gelişim ölçümleri ve kalp-damar değerleri kaydedilir, ailede erken yaşta kalp sorunu yaşanıp yaşanmadığı öğrenilir. İlaç dozu kademeli olarak ayarlanır; her kontrolde çocuğun yemek yeme düzeni, uykusu, boy ve kilo gelişimi ile yan etkiler sorulur. İlaç tedavisi, ebeveyn eğitimi ve okul düzenlemeleriyle birlikte uygulandığında en kalıcı sonuçları verir.
10. Arkadaşlık ve özgüven
DEHB'li çocuklar oyun kurallarını izlemekte, sırasını beklemekte ve kaybetmeyi kabullenmekte zorlanabildiklerinden akran ilişkilerinde sorun yaşayabilir. Gün içinde sık sık uyarı ve eleştiri almaları ise özgüvenlerini olumsuz etkiler. Çocuğun başarılı olduğu alanların, örneğin spor, müzik ya da el becerilerinin desteklenmesi ve küçük, yapılandırılmış oyun buluşmalarının düzenlenmesi, sosyal becerilerin ve özgüvenin gelişimine katkı sağlar.
11. Uzun dönemde seyir
Aşırı hareketlilik yaşla birlikte azalma eğilimindedir; dikkat ve düzen güçlükleri ise bir kısım çocukta ergenlik ve erişkinlik döneminde de sürebilir. Erken tanı ve tedavi, okul başarısının, özgüvenin ve sosyal ilişkilerin korunması açısından önemlidir. Ergenliğe yaklaşan çocuklarda tedavi sorumluluğunun kademeli olarak çocuğa aktarılması önerilir.
12. Aileye öneriler
- Uyku ve beslenme düzenini sabit tutun.
- Ödev için sade bir çalışma alanı ve kısa molalar planlayın.
- Olumlu davranışları anında fark edip dile getirin.
- Ekran süresini sınırlayın, düzenli fiziksel etkinliğe yer açın.
- Öğretmenle düzenli iletişim kurun.
Sık sorulan sorular
DEHB şeker ya da ekran kullanımından mı kaynaklanır?
Hayır. Bu durum büyük ölçüde ailesel ve gelişimsel kökenlidir; tatlı tüketimi ve uzun ekran süresi belirtileri belirginleştirebilir, ancak tabloyu oluşturan etkenler değildir.
İlaç çocuğumun gelişimini olumsuz etkiler mi?
Tedavinin ilk aylarında bazı çocukların yemek isteği azalabilir. Bu yüzden her kontrolde gelişim eğrisine bakılır; gerekirse ilacın saati, dozu ya da türü değiştirilir.
DEHB büyüyünce geçer mi?
Hareketlilik yaşla azalır; dikkat güçlükleri ise bir kısım çocukta erişkinlikte de sürebilir.










