Bu rehber, depresyon tanısı alan ya da depresyon olabileceğinden kuşkulanan kişiler ve yakınları için hazırlanmıştır. Amacı; hastalığın ne olduğunu, nasıl tanındığını ve tedavinin hangi aşamalardan oluştuğunu açık ve anlaşılır biçimde anlatmaktır. Buradaki bilgiler genel niteliktedir ve hekim muayenesinin yerini tutmaz; her hastanın tedavisi kendine özgü koşullara göre planlanır.
1. Tanım
Depresyon, en az iki hafta süren çökkün duygudurum ve/veya önceden zevk alınan etkinliklere karşı belirgin ilgi kaybı ile karakterize bir duygudurum bozukluğudur. Gündelik üzüntüden farkı; süresi, şiddeti ve kişinin iş, aile ve sosyal yaşamındaki işlevselliğini bozmasıdır. Depresyon bir karakter zayıflığı ya da irade eksikliği değildir. Beyindeki kimyasal ve işlevsel değişikliklerle ilişkili, tıbbi bir durumdur ve uygun tedaviyle büyük çoğunlukla düzelir.
2. Belirtiler
Depresyon tanısı için aşağıdaki belirtilerden en az beşinin, aynı iki haftalık dönemde, neredeyse her gün bulunması ve bunlardan birinin çökkün duygudurum ya da ilgi kaybı olması gerekir:
- Günün büyük bölümünde süren çökkün, boş ya da umutsuz duygudurum
- Etkinliklere karşı belirgin ilgi ve zevk kaybı
- İştahta ya da kiloda belirgin azalma veya artma
- Uykusuzluk ya da aşırı uyuma
- Hareketlerde yavaşlama ya da huzursuzluk
- Yorgunluk ve enerji kaybı
- Değersizlik ya da aşırı suçluluk duyguları
- Düşünme, odaklanma ve karar vermede güçlük
- Yineleyen ölüm düşünceleri ya da kendine zarar verme düşünceleri
Yaşlılarda unutkanlık ve bedensel yakınmalar, gençlerde ise sinirlilik ve okul başarısında düşüş ön planda olabilir.

3. Depresyonun türleri
Depresyon tek tip bir tablo değildir. En sık görülen biçimi, belirgin belirtilerin haftalar ya da aylar sürdüğü majör depresyondur. Daha hafif ama iki yıl ve daha uzun süren çökkünlük, süreğen depresif bozukluk (distimi) olarak adlandırılır. Doğumdan sonraki haftalarda başlayan depresyon, annenin ve bebeğin sağlığı açısından özel önem taşır. Bazı kişilerde belirtiler her yıl aynı mevsimde, çoğunlukla sonbahar ve kış aylarında ortaya çıkar. Depresyon dönemleri, mani ya da hipomani dönemleriyle birlikte görülüyorsa tablo bipolar bozukluk olarak değerlendirilir ve tedavi yaklaşımı farklıdır.
4. Risk etkenleri
Depresyonun ortaya çıkışında birden fazla etken birlikte rol oynar. Birinci derece yakınlarda depresyon öyküsü, uzun süreli stres, önemli kayıplar, kronik bedensel hastalıklar, hormonal değişiklikler (örneğin doğum sonrası dönem ve tiroit hastalıkları), alkol ve madde kullanımı ve bazı ilaçlar riski artırır. Bununla birlikte depresyon, belirgin bir neden olmaksızın da ortaya çıkabilir.
5. Değerlendirme
Muayenede belirtilerin başlangıcı, süresi ve şiddeti; önceki depresyon dönemleri; aşırı enerjik ve az uykulu dönemlerin varlığı; alkol ve madde kullanımı; bedensel hastalıklar ve kullanılan ilaçlar sorgulanır. Benzer belirtilere yol açabilen bedensel nedenleri dışlamak amacıyla tam kan sayımı, tiroit işlev testleri, B12 vitamini ve gerektiğinde diğer tetkikler istenebilir. Belirti şiddetini ölçmek ve tedavi yanıtını izlemek için standart değerlendirme ölçeklerinden yararlanılabilir. Kendine zarar verme riski her muayenede ayrıca değerlendirilir.
6. Tedavi
Tedavi planı, depresyonun şiddetine, önceki dönemlere ve hastanın tercihlerine göre belirlenir.
Psikoterapi: Hafif ve orta şiddetli depresyonda tek başına, ağır depresyonda ilaç tedavisiyle birlikte önerilir. Bilişsel davranışçı terapi ve kişilerarası terapi, bilimsel çalışmalarda etkinliği en sık doğrulanmış yöntemler arasındadır.
İlaç tedavisi: Orta ve ağır depresyonda antidepresan ilaçlar tedavinin temelini oluşturur. İlacın yararı ilk günlerde değil, haftalar içinde ortaya çıkar; tam etkinin değerlendirilmesi için genellikle iki ay kadar beklenir. İlk haftalarda görülebilen yan etkiler çoğunlukla geçicidir. Antidepresanlar bağımlılık yapmaz; ancak hekim önerisi olmadan birden kesilmemelidir.
Yaşam düzenlemeleri: Düzenli uyku, fiziksel etkinlik, alkolden kaçınma ve sosyal ilişkilerin sürdürülmesi tedavinin etkisini artırır.
7. Tedaviye yeterli yanıt alınamadığında
İlk denenen ilaçla yeterli düzelme sağlanamaması sık karşılaşılan bir durumdur ve tedavinin başarısız olduğu anlamına gelmez. Bu durumda önce ilacın yeterli doz ve sürede kullanılıp kullanılmadığı, düzenli alınıp alınmadığı ve tabloyu ağırlaştıran başka etkenlerin (uyku bozukluğu, alkol kullanımı, tiroit hastalığı gibi) bulunup bulunmadığı gözden geçirilir. Ardından doz ayarlanabilir, farklı bir ilaca geçilebilir ya da tedaviye ikinci bir ilaç eklenebilir. Psikoterapinin tedaviye eklenmesi de yanıtı belirgin biçimde artırır.
8. İzlem ve tedavinin sonlandırılması
Tedavinin ilk haftalarında kontroller daha sık yapılır; yan etkiler ve erken yanıt değerlendirilir, gerekirse doz ayarlanır. Belirtiler düzeldikten sonra, ilk depresyon döneminde tedavinin en az altı ay daha sürdürülmesi önerilir. Yineleyen depresyonda bu süre daha uzun tutulabilir. Tedavinin sonlandırılması hekim ile birlikte planlanır ve ilaç dozu kademeli olarak azaltılır.
9. Hasta ve yakınlarına öneriler
- İlaçlarınızı önerildiği biçimde ve düzenli kullanın; yan etki görürseniz hekiminize danışmadan bırakmayın.
- Kontrol randevularınızı aksatmayın.
- Günlük yaşamınızda küçük ama düzenli etkinliklere yer açın.
- Yakınlarınızla iletişiminizi sürdürün; yalnız kalmaktan kaçının.
- Yakınlar, hastayı suçlamadan dinlemeli ve tedaviye devam etmesini desteklemelidir.
10. Acil başvuru gerektiren durumlar
Hastanın ölüm isteğinden söz etmesi, bu konuda hazırlık yaptığı izlenimi vermesi ya da kendini yaralaması acil bir durumdur. Böyle bir durumda kontrol tarihi beklenmemeli; hasta yalnız bırakılmadan hastane acil servisine götürülmeli ya da 112 Acil Çağrı Merkezi aranmalıdır.
Sık sorulan sorular
Depresyon tedavisi ne kadar sürer?
İlk dönemde, belirtiler düzeldikten sonra en az altı ay daha sürdürülmesi önerilir; toplam süre kişiden kişiye değişir.
Antidepresan kullanırken alkol alabilir miyim?
Alkol depresyonu kötüleştirir ve ilaçların etkisini değiştirebilir; tedavi süresince alkolden kaçınılması önerilir.
Psikoterapi tek başına yeterli olur mu?
Hafif ve orta şiddetli depresyonda yeterli olabilir; ağır depresyonda ilaç tedavisiyle birlikte uygulanması önerilir.










